San Solomon Pınarı

Arkana yaslan, daha hiçbir şarkı yazılmadı...

Engelleri Kaldırmayı Unutmayalım

ekrana dar açıyla bakın

Her insan eşit olsaydı, ben şu an blog’uma bu videoyu yükleyeceğime gerçeğini yapardım!

^_^

Elden Ne Gelir?

El işi yapımlar her zaman ilgi çeker mi? Görünürde öyle gözükse de, aslında Türkiye’de el işine çok da değer verilmediğini az çok tahmin ediyorsunuzdur. Çeşitli köylerde el işi işlemeleriyle tanınan ürünler mevcut fakat tahmin edersiniz ki bunlar bir hayli kısıtlı. Özellikle büyükşehirlerde el işi ürünlere hiç ilgi gösterilmiyor. En azından Kabukçu Murat öyle düşünüyor.

Çınarcık’ta karşılaştığım bir emekli olan Kabukçu Murat, emekli olduktan sonra buraya yerleşmiş. “Kışları çok sıkıcı geçer Çınarcık sakinleri için” diyen Kabukçu Murat, sıkıntısını gidermenin güzel bir yolunu bulmuş; deniz kabuklarıyla el işleri yapmak. Kışın yaptığı el işlerini yazın satan Kabukçu Murat, yabancı turistlerin kendi el işlerine olan ilgisinden bir hayli memnun. Yerli turist ise daha çok bakıp “Güzelmiş, elinize sağlık” deyip yoluna devam ediyormuş.

Dükkanı gördüğüm an içeri girip bakma ihtiyacı hissettim. Daracık bir dükkan Kabukçu Murat’ın yeri. “Aslında daha genişti, fakat arka tarafı oğluma ayırdım. Şimdi orada dövme dükkanı işletiyor” diyor. Dükkanı küçük ama bir hayli dolu. Hem de tamamı kendi yapımı olan deniz kabukları ürünleriyle. Kış aylarının tamamını bu ürünleri yapmakla geçirdiğini söylüyor. El işleri için kullandığı malzemeler arasında midye, istridye kabuğu ve ufak kabuklu deniz canlıları bulunuyor. Bu 3 malzeme ile bile bir hayli başarılı işler çıkarttığını ise söylemeden geçemeyeceğim. Muhabbeti de oldukça keyifli bir insan zaten.

Annesi ile babası, 4 yaşında ayrılmış. Babasını çocukluğundan beri görmemiş. “Ablalarımın üzerimde çok emeği vardır” diyor. İş hayatı onu çok yormuş olacak ki, 2000’li yılların ortalarında emekli olduktan sonra Mecidiyeköy’deki evlerini satıp Çınarcık’a yerleşmişler. Çocuklar da gelmek istemiş. 2 oğlu 2 kızı var Kabukçu Murat’ın. Dövme işiyle uğraşan, küçük oğlu. Diğer oğlu ise kışın Yalova Tersanesi’nde kaynakçılık, yaz aylarında ise popüler bir club’ta bodyguard’lık yapıyormuş.



Eğer yolunuz Çınarcık’a düşerse, Kabukçu Murat’ın şehir merkezindeki Nilton Çarşısı’nda bulunan dükkanını ziyaret etmeden dönmeyin. O güzel el işi deniz kabuklarını görünce, kişisel beğenilerinize göre (bazı ürünlerin üzerinde esprili yazılar mevcut) tezgahlarda duran ürünlerden birine mutlaka sahip olmak isteyeceksiniz.

Sıradışı ama Etkili: LaNaturél Deodorant

Kendimi bildim bileli deodorantlara muhtacımdır. Ne yapayım, metabolizma hızlı. Elimden birçok deodorant da geçtiği olmuştur. Bunların arasında hayli popüler markalar olduğu gibi, hiç bilinmeyen markalar da mevcut. Pudralı, pudrası, uzun süre etkili diye uzar gider denediğim deodorantar.

Geçtiğimiz günlerde ise daha önce hiç duymadığım, fakat oldukça ilgimi çeken bir deodorant geçti elime. İsmi LaNaturél. Nedir ne değildir diye biraz bakındım, açıkçası çok ilgimi çekti ve bir hafta süreyle kullandım. O bir haftalık görüşlerimi paylaşayım dedim.

Biliyorsunuz deodorantlarda kanser içerdiği ispatlanan maddeler vardır. Aluminyum Klorohidrat da bunlar arasında en bilinenleridir. Hal böyle olunca ilk iş olarak LaNaturél adlı deodorantta bu maddeden olup olmadığına bakmak geldi. Tam da tahmin ettiğim gibi; LaNaturél’de Aluminyum Klorohidrat yok!

Eğer deodorant kullanma amacınız “Etrafa güzel kokayım” değil de, gerçekten de “Terlemenin yol açtığı sorunlardan kurtulayım fakat aynı zamanda bünyemi zehirlemeyeyim” ise, LaNaturél’i bir deneyin derim. Türkiye’de de satışı mevcut olduğunu öğrendiğimde ise, bendeki ürün bittiğinde bir ikincisi edinmem konusunda rahatlamamı sağladı.

Daha fazla bilgi için: http://www.lanaturel.com/

Rus klasiklerinden devam ediyoruz. İngilizceye Two Soldiers olarak çevrilen, orijinal ismi ise Dva boytsa (Два  бойца) olan 1943 yapımı filmde Mark Naumovič Bernes (Ма́рк Нау́мович Берне́с, kısaca; Mark Bernes), Tyomnaja Notch (Тёмная ночь, ingilizceye Dark Night olarak çevrildi) adlı şarkıyı seslendiriyor.

Şarkının ingilizce sözleri şu şekilde:

A dark gloomy night
only bullets whistle in the steppe
only the wind roars in the wires
the stars dimly shine

In the dark gloomy night
you my beloved I know do not sleep
and at the childs cribb out of sight
you wipe a tear

How I love
the depth of you sweet eyes
how I want
to press against them now with my lips

The dark gloomy night
separates us my beloved
and the cold dark steppe
has lain between us

Death doesn’t freighten me
I’ve met her not once in the steppe
and here now
it is circling above me

You are awaiting me
and at the cribb do not sleep
and so I know
nothing will happen to me

2007 Eurovision Üçüncüleri Serebro’dan, orijinali Rasul Gamzatov’a ait olan ve aynı zamanda rusların ünlü savaş ağıtlarından biri olan Zhuravli (Turna) adlı şarkının yorumu. Pek beğendim ben.

İngilizce sözleri şu şekilde:

It seems to me sometimes that all the soldiers,
Who never came from battles of the war,
Were not just only laid into the dirt, but
Were turned into the cranes, as white as snow.
So they are flying ever since those ages.
They call for us and maybe that is why
Their voices are so full of burning sadness,
And we keep silence looking into sky.

not: ortadaki siyahlı kadınla evlenmek istiyorum.

Bana sonu olmayan yolları sevdiren, otoyol çizgilerini saydıran adam Dennis Hopper dün gece kanserden öldü. Eminim kelimelerin anlatamadığını bu video anlatacaktır.

Not: Sanırım embed kodu disable etmiş yükleyen kişi. Tıklayıp YouTube sayfasından izleyebilirsiniz yine de.

Kimse bana kadınlar estetik olgusu değil dedirtemez.

More Information